Londra’da Haftasonu…

İstanbul’un en hip ve en bohem semti neresi diye sorulsa çoğu kişinin aklına Karaköy gelir. Evet son yıllarda Karaköy İstanbul’un en popüler semtlerinden. Ardı ardına kafe ve restoranlar ile butikler açılıyor, oteller açılıyor. Her gün tarz insanlar sokaklarında takılıyor. Ve bu akım git gide Balat’a doğru kayıyor.
Klasikleşmiş Londra simgelerinden biri olan London Eye
Klasikleşmiş Londra simgelerinden biri olan London Eye
 Londra’da da durum aynı. Bundan 10 yıl önce insanların pek de umrunda olmayan bir bölge olan East London özellikle Olimpiyatlardan sonra inanılmaz bir yükseliş göstermiş ve açılan sanat galerileri, butiklerle birlikte hip insanlar buraya akın etmiş. Sokak sanatçıları bölgenin duvarlarında sanatlarını icra etmeye başlamış ve aynı zamanda bölge gastronomik açıdan da ön plana çıkmaya başlamış.
Shoreditch
Shoreditch
En beğendiğim çalışmalardan biri Shoredicth'deki...
En beğendiğim çalışmalardan biri Shoredicth’deki…
 5 yıl önceki Londra seyahatimde East London diye bir bölgeden haberim bile olmamıştı. Klasik Londra seyahatimiz yapmıştık. Şimdi ise 2 günümü hemen hemen buralarda geçirdim desem yalan olmaz. Özellikle Shoredicth, Brick Lane ile Hackney’deki yaşamı gördükten sonra bölgeye hayran oldum diyebilirim.
Shoredicth'de bir cafe
Shoredicth’de bir cafe
Shoredicth'de denk geldiğim film karesi gibi düğün töreni
Shoredicth’de denk geldiğim film karesi gibi düğün töreni
Shoreditch Street Art
Shoreditch Street Art
Sokak Sanatları turunda...
Sokak Sanatları turunda…
Urban Food Fest Truck...
Urban Food Fest Truck…
Shoredicth’de sokak sanatları turuna katıldım, Shoredicth pazarında dolaştım, Brick Lane butiklerini ve cafelerini keşfettim ve yine Shoredicth’te ‘Urban Street Food Fest’ adlı sokak yemekleri festivalinden yemekler denedim.
En sevdiğim markalardan River Island
En sevdiğim markalardan River Island
Moschino'nun vitrinine bayıldım...
Moschino’nun vitrinine bayıldım…
Fashion Week vesilesiyle kurulan canlı izleme köşesi
Fashion Week vesilesiyle kurulan canlı izleme köşesi
Soho'da kahve ve kek vakti...
Soho’da kahve ve kek vakti…
Herkes akşam üzeri Publara hucüm ediyor...
Herkes akşam üzeri Publara hucüm ediyor…
Tadı damağımda kalarak bu kez kalbimi bıraktığım Shoreditch’te tekrar döneceğimi bilerek Londra’ya veda ettim.
Londra’da konakladığım Grosvernor House Apartments by Jumeirah’a da bu vesile ile değinmek istiyorum. Zaten www.tadindaseyahat.com’un tadında oteller köşesinde de otele geniş yer verdim. 2 gece kaldığım 1 odalı suite odamı o kadar çok sevdim ki burayı sanki Londra’da yaşıyormuşum ve bu da benim 1 odalı evimmiş gibi hayal ettim.
Odamda...
Odamda…
DCIM102GOPROGOPR6435.
DCIM102GOPROGOPR6435.
Otel keşfi yaparken...
Otel keşfi yaparken…
 Grosvernor House Apartments aslında klasik otel odalarındansa daha çok kiralık daire sistemine benzer bir konseptte hizmet veriyor. Nasıl rezidanslarda concierge ve restoran hizmeti varsa burada da aynı. Dilerseniz dairenizdeki mutfakta kendi yemeklerinizi hazırlayabilir dilersenizde otelin göz alıcı avlusunda yer alan restoranda yemek yiyebilirsiniz.
Balkonumda...
Balkonumda…
Balkon Keyfi...
T-shirt; Urban Outfitters…
Dairenizde normal bir evden eksik olan hiç bir şey yok. Benim kaldığımda balkon da vardı ve Hyde Park’a karşı kahvemi yudumlamak çok keyifliydi. Otelin konumu da inanılmaz güzeldi. Hyde Park’a sabah yürüyüşüne gittim. Metro’ya 5 dakikada ulaştım. En iyi alışveriş bölgeleri hemen Jumeirah’ın arka sokağından başlıyorudu. 20 dakikada Soho’ya ulaşabiliyordum.
Hyde Park'da sabah kahvesi...
Hyde Park’da sabah kahvesi…
Grosvernor House Apartments by Jumeirah’daki dairemi ve Londra’da geçirdiğim 2 günü asla unutmayacağım…
Written By
More from Gürhan Kara

Park Hyatt İstanbul ‘da Tadında Haftasonu…

İstanbul’un en şık semti Nişantaşı’ndaki en şık binalardan biri olan Maçka Palas...
Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *